Konular

Faydalı Linkler

HAYATIM

aliumuc.jpgaliumuc.jpg1964 yılında Gaziantep’te doğdum. İlk, orta ve liseyi Gaziantep’te bitirdim. 1989’da Gazi Üniversitesi Eczacılık fakültesinden mezun oldum.

Evli ve dört çocuk babasıyım.

İslami meseleleri okuyup araştırmaya üniversitenin son sınıfında iken başladım. O tarihten bu yana, araştırmalarımı sürdürmekteyim.

Üniversiteyi bitirdikten sonra mezhepçi bir anlayışa sahiptim. Sonraki yıllarda mezhepçiliğim taassub derecesinde arttı. Hemen hemen bütün islami meseleleri, tamamen hurafe merkezli bir yaklaşımla, şu mezhebe göre haram, öbür mezhebe göre helal diye değerlendiriyordum. Bu konuda çok kitap okudukça, ihtilaflar artıyordu. İhtilafları okudukça ve bunları öğrendikçe cehaletin tahsilini yaptığımızın farkına varamayıp ilim öğrendiğimizi zannediyorduk.

Çok kitap okuduğum için, zaman içerisinde mezhepçi yaklaşımımda bazı gevşemeler ortaya çıktı. Özellikle Mevdudi, Kardavi…vb lerinin Fetvalarını okudukça Hanefi mezhebinin bir mezhep olup din olmadığının farkına vardım. Ve bazı meselelerde Hanefi kalıp bazı meselelerde diğer mezheplerin yorumlarını tercih ettim.

Zamanla mezhep konusundaki düşüncelerimde  olduğu gibi, bizim Allame-i Cihan sandığımız hocalarımızın ilmi konusunda da düşüncelerim değişti. Bazı şeyleri sorguladığımızda ve kendilerinden ilmi delillerle cevap istediğimizde hiç de sandığımız kadar ilimli olmadıklarını gördüm. Ve onlardan ayrıldım. Mezheplerin ve hiziplerin yolundan ayrılıp, kopması mümkün olmayan sapasağlam kulpa yapışmaya karar verdim.

Kur’an’ı anlamak için çalışırken, aynı zamanda Kur’an’ı tanımanın ve anlamanın yöntemleri üzerinde kitaplar yazdım. Akaid üzerine kitaplar yazdım. Hadis/Sünnet konusunda araştırmalar yaptım. Hadis konusundaki araştırmalarımda önceleri; hadislerin belirli kriterlere göre tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyordum. Ama şimdi aynı kanaatte değilim. Bence hadislerin tamamına yakını peygambere ve sahabelere fatura edilmiş ravi sözleridir. Yüzyıllarca hadisler yüzünden dinimiz yanlış anlaşılmıştır. Hadise göre din yorumu yapılmış ve ayetler dinde belirleyiciliğini tamamen yitirmiştir. Allah’ın vahye dayalı dini, uydurulmuş ve vahy olduğu iddia edilmiş ravi sözleriyle etkinliğini kaybetmiştir. 

Bütün bu gerçekleri gördükten sonra hadis/sünnet konusunda yeni bir metodoloji geliştirdim. Sitemdeki çalışmaları dikkatle incelediğinizde bu yeni metodolojinin ne olduğunu ve müslümanların birçok problemlerine çözüm olabildiğini göreceksiniz.